Cumartesi, Eylül 7

Olimpiyatlara 5 kala...


Artık gelmiş son düzlük, sonuçlar açıklanacak. 5. adaylığımız belki ama ilk defa adam akıllı aday olmuşuz. İlk defa işin ciddiyetinin hakkını vermeye çalışıyoruz. Doğal olarak da millet olarak büyük bir bekleyiş, büyük bir heyecan içerisindeyiz. Ama bilinmesi gereken bazı hususlar var. Kaybetme ihtimalimiz.

Tut ki kaybettik. Neden kaybettiğini iyi bilmen bundan ders çıkarman gerekiyor. Bakanlardan bir tanesi çıkıp; "Kaybedersek sorumlusu Gezi'dir" demişti. Elbette Gezi Olayları'nın olumsuz etkileri vardır, hem de ciddi anlamda ama sadece Gezi midir? Gezi kaçıncı sıradadır?

O bakana sormazlar mı, senin olimpik sporcuların ardı ardına dopingten ceza alırken, hiç dopinge bulaşmamış Japonya'ya vermesinler? Senin güzide kulüplerin, sporcuların, yöneticilerin şikeyle anılırken ben senin adaletine nasıl güveneyim? 

Demezler mi, "Hocam bak, Madrid ve Tokyo biz bu işi seneye yapacak seviyedeyiz diyorlar, hazırız diyorlar. Sen ise hazır olacağım diyorsun. İnanayım mı, teminatın var mı?" Yada demezler mi "Madrid'in ulaşımı, Tokyo'nun ulaşımı tamam, sen diyorsun ki ben 2019'da tamam olacağım. İnanayım mı?"

Hadi inandı diyelim, tamamlanabilecek mi o projeler? Bunun garantisini önce kendimize verebiliyor muyuz? 1997'de bitmesi gereken, artık ulusal mesele haline gelmiş Ankara Metrosu henüz tamamlanma aşamasına geldi. Bunun gibi onlarca örnek var. İktidar değişir, projeler iptal olur. Ne yazık ki devlet planlaması doğru düzgün ve uzun vadeli yapılmayan bi ülkeyiz, iktidarın keyfine göre işler yapıyoruz. Her kim bu iktidarın bi sonraki seçimlerden çıkabileceğinin bile garantisini veremiyor, bu projelerin garantisini neye dayanarak vereceğiz?

Sporun olmazsa olmazı seyirci. Önce belirtmek isterim Türk milleti seyirci değildir taraftardır. Bu, içinde bizim olduğumuz organizasyonlar için çok güzel, ateşleyici birşey. Ama olayın içinde biz yoksak, rekabet yoksa o tribünleri de boş bırakan olay. Seyirci olmayı, sadece sporu seyretmeyi başaramadık bir türlü. Bugün Usuain Bolt'u tanımayan yok ama olimpiyatları takip eden insanların içinden kaçı Diamond League'i de takip ediyor? Tabi ki olimpiyatları sadece biz izlemeyeceğiz dünyanın her tarafından insanlar gelecek, tabi ki 2020'ye kadar algı değişebilir, seyirci olabiliriz ama oylamayı bugünün şartlarına, geçmiş örneklere göre değerlendirecekler. Fifa U-20 Dünya Kupası kötü bir reklam oldu seyirci açısından. Futbol ülkesi denilen yerde, futbol organizasyonuna rağbet etmedik.

Tesisleşme konusunda da gerideyiz. Diğer adaylar hali hazırda gerekli sayısının yarısından fazlasına sahipler. Biz ise çok azına sahibiz ve yapacağız diyoruz. Adamlar hazırız derken biz, hazır olacağız diyoruz. Ha son yıllarda tesisleşme konusunda büyük atılımlar yapıldı, bu yapılanlar yapılacakların teminatıdır elbet.

Neyse fazla dağıtmadan, sağda solda perakende halinde paylaştığım düşüncelerimi toptan yazayım dedim. Kaybedersek bunlar da konuşulmalı düşüncesindeyim. Kaldı ki kaybetmek değil, kazanmak sürpriz olur. Bu büyük bir organizasyon ve büyük rakiplerle yarışıyoruz.